“InjectEave” adı verilen yöntemin uygun ekipman kullanıldığında 30 metreye kadar çalışabildiği ve Bluetooth gibi kablosuz bağlantıların şifrelenmesinin saldırıyı doğrudan engellemediği belirtildi.
23 Eylül 2026 - 14:45
KULAKLIKLARDA YENİ GÜVENLİK RİSKİ: SESLER 30 METRE UZAKTAN DİNLENEBİLİYOR
Hong Kong merkezli araştırmacılar, kulaklıklardaki analog devrelerden kaynaklanan elektromanyetik sızıntıları kullanarak cihazda çalan sesleri uzaktan yeniden elde edebilen yeni bir yöntem geliştirdi. “InjectEave” adı verilen yöntemin uygun ekipman kullanıldığında 30 metreye kadar çalışabildiği ve Bluetooth gibi kablosuz bağlantıların şifrelenmesinin saldırıyı doğrudan engellemediği belirtildi.
Elektronik cihazların çalışırken çevreye istemeden yaydığı elektromanyetik sinyaller, yeni bir güvenlik araştırmasının merkezinde yer aldı. Araştırmacılar, kulaklıkların içerisindeki analog bileşenleri hedef alan yöntemle cihazın kendisine fiziksel olarak dokunmadan ses bilgisinin elde edilebildiğini gösterdi.
BLUETOOTH ŞİFRELEMESİ SALDIRIYI ENGELLEMİYOR
InjectEave'in en dikkat çekici yönlerinden biri, Bluetooth veya Wi-Fi iletişimini doğrudan hedef almaması. Bu nedenle telefon ile kulaklık arasındaki dijital bağlantının şifrelenmesi saldırının temel mekanizmasını ortadan kaldırmıyor.
Yöntem, ses sinyalinin kulaklığın analog donanımından geçmesi sırasında ortaya çıkan fiziksel elektromanyetik yan kanalı kullanıyor. Araştırmacılar bu nedenle şifreleme, maskeleme veya rastgeleleştirme gibi dijital güvenlik yöntemlerinin tek başına yeterli olmayabileceğini belirtiyor.
INJECTEAVE NASIL ÇALIŞIYOR
Yöntem “Injection-Modulation-Emission”, yani enjeksiyon, modülasyon ve yayılım olmak üzere üç aşamadan oluşuyor.
İlk aşamada hedef cihaza radyo frekansında elektromanyetik taşıyıcı sinyal gönderiliyor. Araştırmada 0 ile 9 MHz arasındaki frekanslardan yararlanıldığı ancak saldırının uygulanması için gerekli ayrıntılı ayarların kamuoyuyla paylaşılmadığı belirtildi.
Gönderilen sinyal; amplifikatörler, analog-dijital dönüştürücüler, güç dönüştürücüleri ve MOSFET'ler gibi elektronik bileşenlerle etkileşime giriyor. Bunun sonucunda normal şartlarda elektromanyetik gürültünün içerisinden ayrıştırılması oldukça güç olan düşük frekanslı ses bilgisi, daha kolay tespit edilebilecek bir frekans bölgesine taşınıyor.
Ortaya çıkan elektromanyetik sinyaller cihazın kabloları ve diğer elektronik parçaları üzerinden istemeden çevreye yayılıyor. Araştırmacılar da yayılan sinyaller üzerinden ses bilgisinin yeniden oluşturulabildiğini gösterdi.
11 FARKLI CİHAZDA TEST EDİLDİ
InjectEave yöntemi beş farklı kategoride toplam 11 ticari cihaz üzerinde test edildi. Deneylerde Apple, Sony ve Philips gibi üreticilerin ürünleri de yer aldı.
Sonuçların kullanılan cihaza göre önemli ölçüde değiştiği görüldü. Testlerde Sony ZX110AP modelinde 5 metre, UGreen MAX2 ve Philips TAH2020 modellerinde 6 metre, HP H231R'de 4 metre ve Apple Earbuds'ta 1 metreye kadar elektromanyetik sızıntı üzerinden veri elde edildi.

MESAFE 30 METREYE KADAR ÇIKTI
Standart testlerde mesafeler çoğunlukla 1 ile 6 metre arasında kalırken araştırmacılar RF güç yükselticisi kullandıkları deneylerde anlaşılabilir sesleri 30 metreye kadar uzaktan yeniden elde etmeyi başardı.
Deneyler yalnızca laboratuvar ortamında da gerçekleştirilmedi. Cihazların duvar arkasından hedef alındığı, ekipmanların otel odalarında ve ofis mobilyalarında gizlendiği farklı senaryolar denendi. Başka bir testte ise kullanılan ekipman çalıların arkasına yerleştirildi.
Bu sonuçlar yöntemin belirli koşullar altında fiziksel engellerin bulunduğu ortamlarda da çalışabileceğini gösterdi. Ancak 30 metrelik mesafenin her kulaklıkta ve her ortamda geçerli olmadığı, bunun özel ekipman kullanılan deneylerde ulaşılan maksimum değer olduğu belirtildi.
DONANIM SEVİYESİNDE ÖNLEM GEREKİYOR
Araştırmacılara göre riski azaltmanın yolu yalnızca yazılımsal güvenlik önlemlerinden geçmiyor. Kablolarda bükümlü çift yapı kullanılması, elektromanyetik ekranlama ve filtreleme gibi donanım tabanlı yöntemlerin dışarıdan gönderilen sinyallerin hassas elektronik bileşenlere ulaşmasını zorlaştırabileceği ifade edildi.
Bununla birlikte bu önlemlerin InjectEave benzeri saldırıları tamamen engelleyeceğinin garanti edilemeyeceği de vurgulandı.
SADECE KULAKLIKLAR RİSK ALTINDA DEĞİL
Araştırma, aynı prensibin farklı elektronik cihazlara da uygulanabileceğini ortaya koydu. Akıllı fanlardan yayılan elektromanyetik sinyaller kullanılarak cihazın çalışma hızının ve durumunun anlaşılabildiği gösterildi.
Akıllı lambalarda ise güç sinyallerinin takip edilmesiyle lambanın parlaklık seviyesinin belirlenebildiği kaydedildi. Bu tür verilerin uzun süre toplanmasının ev veya ofislerdeki kullanım alışkanlıkları hakkında bilgi sağlayabileceğine dikkat çekildi.

TELEFON GÖRÜŞMESİNİ MANİPÜLE ETMEYİ DE DENEDİLER
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bölümünde sabit telefonlar üzerinde daha ileri bir senaryo test edildi. Araştırmacılar görüşmedeki bilgilerin gerçek zamanlı takip edilmesinin ardından yapay olarak oluşturulan bir sesin elektromanyetik yöntemlerle cihaza aktarılabildiğini gösterdi.
Bu deney, söz konusu tekniğin yalnızca pasif olarak ses elde etmekle sınırlı kalmayabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, çalışmanın genel olarak düşük frekanslı analog bilgilerin elektromanyetik yan kanallar üzerinden sızdırılabileceğine yönelik daha geniş bir güvenlik sorununa işaret ettiğini belirtti.
22 Eylül 2026 - 19:21
22 Eylül 2026 - 16:48
22 Eylül 2026 - 15:25
21 Eylül 2026 - 17:45
20 Eylül 2026 - 18:31
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum{{ item.name }}
{{ item.date }}
Henüz yorum yapılmamış.
YORUM YAP